8 Kasım 2010 Pazartesi

Öyle Diyorlar.

Hatırlar mısın, eskiden oyunlar oynardık.
Saadeti kaçmış mahallemizde ki çığlıklar...
Kimi zaman yumardım gözlerimi, hızlı hızlı sayardım.
Kimi zaman sobelenirdim ansızın.
Kimi zaman yerden yükseğe çıktık
Kimi zaman gözleri bağlı kör ebe.
Ama bilir misin !? İncinmemiştik şimdi ki kadar.
En büyük derdimdi akşam olunca eve girmek.
Belki de bir türlü açılamadığım gonca güllü o kızdı.
Okulda verilen o koskocoman ödev yapraklarıydı belki
Kim bilir belki derdimin olmamasıydı derdim.
Bilir misin !? Çocuktum o zamanlar, dizleri yaralı bi çocuk.
Büyümüşüz. Öyle diyorlar. Doğmuşuz, yaşatıyorlar.
Sadık kal diyorlar, gitme diyolar, yapma diyolar.
Sormuyolar, neyin var evlat " diye sormuyolar.
Ensemizde sürekli bir ağız kokusu, tanrı çoban siz koyunsunuz diyolar.
Okutuyorlar, büyük adam ol ele bakma evine bak diyolar.
Evlen 3 çocuk yap, iyidir diyolar.
Ulan bi durun, bu çocuk ne istiyor birde ona sorun" demiyolar.

Tutkularımdan bi dünya yaptım insanoğlu.
İçinde ne günah nede acı var.
İçinde bi' ben varım bide bitmek bilmeyen yollar.
Şimdi yaşım 18' derdimin en güzel yılı.
Elim boş, kalbim boş, cebim boş, aklım bomboş.

Bak birde herkes kardeş diyolar.
Bana sorsan, dürtmüş kardeş kardeşi " Peki buna ne diyolar?
Selamını aldım, yolundan geçtim. He birde en iyi dileklerimle ve aleykümselam.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder