
Bu fırlamanın adı "arap". Kedi sevmeme rağmen bu kediyi ayrı bir sevdim. Sahibinin çok sağlam ingilizcesi vardı ve çok makara bir insandı. Burdan ona kucak dolusu sevgiler gönderiyorum. Her ne kadar adını hatırlamasamda... =D
Burdan sonra akşam güzel bahçeli bir lokanta tarzı yerde biralarımızı içip yemek yedik ve kamp yolunu tuttuk, ne yazık ki o anların resimleri yok.
Ertesi sabah deniz, atölyeler, yemek derdi falan derken öyle bir gün geçirdik. Eğlenceliydi, biz bizeydik.



Ertesi sabah çantaları hazırladık ve yola çıktık. Önce Meryem ana tapınağına gittik. Buyrun...

Ablamız bu...

Şimdi bu resmi anlatmak istiyorum. Abicim burda yanlış hatırlamıyorsam 4 tane falan çeşme vardı. Bu çeşmelerin isimleri var ; Cesaret Çeşmesi, Akıl Çeşmesi vs. vs. Bunun gibi iki tane daha çeşme ismi. Ama işin enteresan yanı abi buraya bu suları Selçuk Su İşleri göndermiyor mu ? - Al sana sistem çöktü. Bide şunu anlatiyim; Meryem Ana'nın göğe ilk kez yükseldiği yeri gördük. Böyle bir tane papaz vardı kadının biri günah falan çıkartıyordu. Çok ruhani bir ortamdı tamam eyvallah ama abi yukarlara köşelere subwoffer kolonları koymuşlar "Ameno" tarzı bişey çalıyor. Püffhh abi oldu mu şimdi ? Yani Türk insanını sen oraya topluyorsun Pioner marka kolonlardan şarkıyı dayıyorsun Meryem abla burdan yukarı çıktı diyorsun. Bi kere tavanda ki delikte tente vardı nasıl çıktı ki ? Neyse konu derinleşmesin.

Bi' duvar vardı böyle insanlar dileklerini bir kağıda mendile vs. yazıyorlar bağlıyorlardı. Arapça bile gördüm Allah seni inandırsın. E tabi bizde ortama ayak uydurduk yazdık üstüne bide ablaya yalvardık, büyük isteklerimiz vardı çünkü. Diz çöktük la bildiğin.
Veee gelelim Efes'e. Şunu söyliyim, Efes'i sağlam gezdik. Didik didik ettik denilebilir ama daha göremediğimiz bir o kadar daha yer vardı. Yanlış hatırlamıyorum Efes'i bir rehberle tamamen gezmek 3 saati alıyormuş ben onu 2 saate indirgedik. Buyrun ...

Usta burası dünyanın en büyük kütüphanelerinden biri, hemde ilklerinden. Peki biz içinde ne yaptık ?

Tabi ki şeklimizi konuşturduk!






Ve burdan Şirince'ye, yani Şarap dünyasına gittik.

Ordan hiç ayrılmak istemedim. O sokakları, köy havası, insanları. ...


Ve tabi ki şarap tattık. Aslında biraz fazla tattık =D

BAK BUNU YENİ GÖRDÜM ; BİR DE MUM DİKTİK MERYEM ABLANIN EVİNİN ÖNÜNDE!

Sonra bu teyzem İngilizce biliyordu, çooook eskiden öğrenmiş. Aslında teyzeye bakarsak orda ki "o" lar biraz daha uzayabilir. =D

Orda bulunan tarihi bir boşaltılmış kiliseye girdik.


Sonra ben bazı nedenlerden dolayı 2 gün erken dönmek zorunda kaldım ve yola koyuldum.

He bu arada böyle bir çöplükte kaldım. lkgoskfsdf
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder