6 Haziran 2012 Çarşamba

İyi geceler anne

    Yazmıyorum bazen, inadına. Verilen her yetenek insana, saklansın istiyorum en içinde. Bu dünyaya hak etmediği şeyleri vermek istemiyorum hiçbir zaman. Sunmak istemiyorum bir kelimemi bile… Konuşurken dün kadınımla derinlere işledik. Bazen o da yetmiyor; konuşulan beş saat telefonda. “Plan yapamadım” dedim ” … hayatım boyunca”. Ne hayat izin verebildi bunu yapmama belki de ben istemedim hiç plan kurmayı aslında. Garip, kurulan kafiyeler gibi gereksiz bir eylem bu hayatımda.

    Arkadaşım ; “Bu yaptığın nankörlük! Buna hakkın yok … “  dediğinde, söylemek istemedim bir şey, terlemiş bardaktan bir yudum bira çekmeyi yeğledim sadece. Anlamış mıdır ? Aslında pekde umurumda değil, şu durumda





    İnsanlar ? Çok fazla garip olmaya başladı “” Bir gün, sevmek istemiştim. Kendimi unutana kadar. Ayaklarım yerden kesilsin. Heyecandan, atmayı unutsun mesela kalbim. Avuç içim terlesin, dizlerim titresin … sonra bir ayna çıktı karşıma ! Gerçekleri gösterdi, ben kötü cadı değildim, olmayanı isteyemedim. Kendime gelip ayaklarım yere bastığında, ufak adımlarla yatağama çekildim. Geceydi…

    Ben geceleri sevemedim, ayrıklarım yaşandı, hüzünlerim. Uyuyor numarasıyla başladı benim hayata olan tiyatrom. Belki de en güzel rolüm, üç maymunu çok küçükken okudum, benimseyip öğrendim. Bakma şimdi böyle olduğuma… İçimde midem yanıyor, alev alev. Anneme göre gastrit olsa da, görülenle yaşanılan her zaman birbirini tutmuyor velhasıl. Bu da nasıl bir gerçeklikse.
 
 Ben yalanı öğrendim 4 yaşında. Evde kopan gürültüde, gözlerimi sımsıkı kapatınca … geçecek sandım her şey aniden. 10 saniye saymak 10 yıla bedeldi her gece. Aslında, ben çok küçükken büyüdüm anne…
  
  Kadın tanıdım, kadın tanıdım… Farklıkları yaşadım, kendi kendime denklemlerimde çürüyüp kendi eşimle çarpıldım. Değerim sıfır edince yok olup gittim anne. Herkese selam söyle, seni seviyorum diyebilmeyi isterdim her gece…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder