6 Haziran 2012 Çarşamba

Dostluk ve Cebelitarık Boğazı

Hepimizin dost dediği bir yığın insan gelip geçmiştir hayatından. Çoğumuz en büyük yaralarımızı onlardan almışızdır. Çoğumuz en büyük acıları onlar yüzünden yaşamışızdır ve yine çoğumuz onları hayatından çıkarmış olsa bile yüreklerindeki o yarayı bir türlü tedavi edememiştir.
Ama konu bu değil.
Konu ne biliyor musunuz ?
Konu benim hayatıma çok değil, bundan 2-3 sene önce giren biri. Bir doğum gününde tanıştık onunla. İşin aslı sıkıntılı bir dönemde olduğumdan o doğum gününe gitmeyecektim lakin gerek arkadaşımın kırılmasını istemediğimden gerek kafamın biraz olsun dağılması gerektiğinden gittim. Şimdi diyorum ki iyi ki ama iyi ki gitmişim. Çok fazla zaman olmadı. Ama paylaşılanlar o kadar fazla ki. Konuşulanlar, anlatılanlar. Bildikleri, bildiklerim o kadar fazla ki. O insan -ki ondan bahsederken yakışacak bir sıfat bile bulabilmiş değilim- beni tek cümlesiyle alıp çok uzak diyarlara götürebilecek güçte. Yüreği o kadar güzel ki. O kadar kocaman ki. O kadar sevgi dolu ki ve o kadar temiz ki içi. Tahmin edemezsiniz. “Aaa evet aynen benim kankam gibi yhaa” diyemezsiniz. Çünkü emin olun ondan bir tane var yeryüzünde. Daha temiz kalplisine, daha iyisine rastlayabileceğinizi düşünmüyorum.
Neyse ne diyordum ?
Paylaşılanlar.
Bu kısacık sürede onun kocaman yüreğini keşfettim. Fikirlerini benimsedim, acılarını kendi acım yerine koydum, onu öyle dinledim. Onu öyle ayrı bir yere koydum ki hayatımda biri şu çocuk kim dese tek kelimeyle açıklayamıyorum. Kankam yhaa diyemiyorum mesela. Diyemem. (Kanka ne ya ayrıca ıyy) Onu biri bana soracak, biri kim olduğunu bilmek isteyecek diye aklım çıkıyor verecek cevabım yok çünkü. O öyle biri ki siz ona hem kardeşim, hem dostum, hem babam, hem abim diyebilirsiniz. Siz onu hayatınıza sokup öyle alelade bir yere koyamazsınız, yakışmaz. Ne tipine ne içine. Yakışmaz. O öyle biri ki bazen verdiğim değerin çok çok az olduğunu düşündürüyor bana. Bazen diyorum ki öyle bir şey yapayım ki bilsin onu hayatımda nereye koyduğumu. Bilsin istiyorum. Ama anlatamıyorum. Anlatılmıyor ki adam. Böyle de artist, böyle de show yapıyor.
O benim hayatıma giren en doğru, en temiz insanlardan biri. Benim bir parçam gibi, doğmamış kardeşim gibi, su gibi, ekmek gibi, gökyüzü ya da koskoca bir okyanus gibi. O her insanın başına gelmesi gereken bir şey aslında. Öyle de özel, öyle de tek.

Kocaman yüreğinde neler yaşadığını, nelerle boğuştuğunu biliyorum. Hep bildim. Ne düşündüğünü, yüzün gülerken gözlerinle anlatmak istediğini. Hep bildim. Hep gördüm. Ama söylemedim. Söylemem. Sen güçlüsün çünkü. Çok güçlüsün.
Sana her konuda sonuna kadar güvendiğimi ve inandığımı, her kararında sonuna kadar yanında olacağımı ve ölene kadar yanından bir an olsun ayrılmayacağımı bil istiyorum.

Mutlu ol.
Kalbini sev.
Hayatını sev.
Esin’i sev. Siz birbiriniz için yaratıldınız. Siz bir bütünsünüz. Sen Akdenizsen, o Atlas okyanusu. Aşkınız da Cebelitarık Boğazı.
İnan, güven, yüzün hep gülsün

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder