Hepimizin dost dediği bir yığın insan gelip geçmiştir hayatından.
Çoğumuz en büyük yaralarımızı onlardan almışızdır. Çoğumuz en büyük
acıları onlar yüzünden yaşamışızdır ve yine çoğumuz onları hayatından
çıkarmış olsa bile yüreklerindeki o yarayı bir türlü tedavi
edememiştir.
Ama konu bu değil.
Konu ne biliyor musunuz ?
Konu
benim hayatıma çok değil, bundan 2-3 sene önce giren biri. Bir doğum
gününde tanıştık onunla. İşin aslı sıkıntılı bir dönemde olduğumdan o
doğum gününe gitmeyecektim lakin gerek arkadaşımın kırılmasını
istemediğimden gerek kafamın biraz olsun dağılması gerektiğinden gittim.
Şimdi diyorum ki iyi ki ama iyi ki gitmişim. Çok fazla zaman olmadı.
Ama paylaşılanlar o kadar fazla ki. Konuşulanlar, anlatılanlar.
Bildikleri, bildiklerim o kadar fazla ki. O insan -ki ondan bahsederken
yakışacak bir sıfat bile bulabilmiş değilim- beni tek cümlesiyle alıp
çok uzak diyarlara götürebilecek güçte. Yüreği o kadar güzel ki. O kadar
kocaman ki. O kadar sevgi dolu ki ve o kadar temiz ki içi. Tahmin
edemezsiniz. “Aaa evet aynen benim kankam gibi yhaa” diyemezsiniz. Çünkü emin olun ondan bir tane var yeryüzünde. Daha temiz kalplisine, daha iyisine rastlayabileceğinizi düşünmüyorum.
Neyse ne diyordum ?
Paylaşılanlar.
Bu kısacık sürede onun
kocaman yüreğini keşfettim. Fikirlerini benimsedim, acılarını kendi acım
yerine koydum, onu öyle dinledim. Onu öyle ayrı bir yere koydum ki
hayatımda biri şu çocuk kim dese tek kelimeyle açıklayamıyorum. Kankam
yhaa diyemiyorum mesela. Diyemem. (Kanka ne ya ayrıca ıyy) Onu biri bana
soracak, biri kim olduğunu bilmek isteyecek diye aklım çıkıyor verecek
cevabım yok çünkü. O öyle biri ki siz ona hem kardeşim, hem dostum, hem
babam, hem abim diyebilirsiniz. Siz onu hayatınıza sokup öyle alelade
bir yere koyamazsınız, yakışmaz. Ne tipine ne içine. Yakışmaz. O öyle
biri ki bazen verdiğim değerin çok çok az olduğunu düşündürüyor bana.
Bazen diyorum ki öyle bir şey yapayım ki bilsin onu hayatımda nereye
koyduğumu. Bilsin istiyorum. Ama anlatamıyorum. Anlatılmıyor ki adam.
Böyle de artist, böyle de show yapıyor.
O benim hayatıma giren en doğru, en temiz insanlardan biri. Benim bir
parçam gibi, doğmamış kardeşim gibi, su gibi, ekmek gibi, gökyüzü ya da
koskoca bir okyanus gibi. O her insanın başına gelmesi gereken bir şey
aslında. Öyle de özel, öyle de tek.
Kocaman yüreğinde neler
yaşadığını, nelerle boğuştuğunu biliyorum. Hep bildim. Ne düşündüğünü,
yüzün gülerken gözlerinle anlatmak istediğini. Hep bildim. Hep gördüm.
Ama söylemedim. Söylemem. Sen güçlüsün çünkü. Çok güçlüsün.
Sana her konuda sonuna kadar güvendiğimi ve inandığımı, her kararında
sonuna kadar yanında olacağımı ve ölene kadar yanından bir an olsun
ayrılmayacağımı bil istiyorum.
Mutlu ol.
Kalbini sev.
Hayatını sev.
Esin’i sev. Siz birbiriniz için yaratıldınız. Siz bir bütünsünüz. Sen Akdenizsen, o Atlas okyanusu. Aşkınız da Cebelitarık Boğazı.
İnan, güven, yüzün hep gülsün
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder