Bazen bazı duyguları geniş yaşadığımda insan olduğumu hatırlayabiliyorum. Şu çocuğu eğer ki ben görmüş olsaydım herhangi bir yerde canıma sokarcasına sarılırdım.
Geçenlerde çocukluğumla karşılaştım sokakta. Öyle çaresizdi ki benden yardım istedi. "Elimden bişey gelmez ben artık büyüdüm" dedim, peşimi bırakması için ittim onu. Düştü! Gözleri doldu, oysa ben çocukken ağlamazdım ki. " Kalk ayağa piç, toparla kendini ben eskiden ağlamazdım" dedim, "elimden bişey gelmez sen artık büyüdün" dedi bana dalga geçercesine. İnanır mısın cebinden sigara çıkardı yüzüme baka baka içip dumanını üfledi yukarı, biliyordu ben sigaradan nefret ederdim. Bilerek yapıyordu bunları, kızdırmak istiyordu beni. Biliyorum! - Sen beni yaşamadın, çocukken başkasının hayatındaydın. Seni ben yaşıyorum, şuan kimsin bilmiyorum ama ... - derken tokattım bir tane. Benimle böyle konuşamazdı - ben büyüktüm ondan. Ben o olamazdım, öyle yaşamamıştım çünkü! Yoksa yaşamışmıydım, yoksa çocukluğumu silip başka birisi haline mi gelmiştim ? Sonra ordan hızlıca uzaklaşıp eve gittim. Kravatımı çıkardım sıkıyordu boğazımı, gömleğimi çıkardım buram buram terletiyordu beni. Aynaya baktığımda "kimim ben!" sorusuna tutulmadan edemedim. Cidden kimdim ben ? O sokakta ki veledi cidden yaşamış mıydım ? Yoksa direk böyle mi doğmuştum.
...
İnsanlar asıl kişiliklerini unutup yalanı yaşamakta bir harika. Çok güzel yalancı, hemde kendilerine karşı. Başkalarından emir alıp başkalarının istedikleri gibi yaşıyoruz, başkalaşmamış bir vücuttta başka ehlileştirilmiş ruhları taşıyoruz.
Yıllardır yalnızım, bunu istediğimden mi - başkaları böyle istediği için mi yapıyorum? - Siktir et, sadece yaşıyorum (-uz), hayat bu kadar kafaya takılmaya değer bişey değil sonunda ölüyorsun nasılsa.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder